EVRENİN SIRLARI 11)
Hangi Tanrı’ya İnanmak
(Baruch de Spinoza (1632–1677), 17. yüzyılın büyük rasyonalist filozoflarından biri.)
Spinoza’yı okumayanlar bu noktada takılıp kalabilir. Kısaca özetleyelim: Baruch de Spinoza, Descartes ile birlikte felsefenin temel taşlarını atmış bir rasyonalistti. Spinoza’nın tanrısı şöyle derdi:
“Dua etmeyi ve boş yere göğsüne yumruk atmayı bırak. Yapmanı istediğim tek şey, hayatının tadını çıkarman. Eğlen, şarkı söyle, yaptığım her şeyin keyfini sür. Kendi inşa ettiğin tapınaklara gitmeyi de bırak; oraların benim evim olduğunu söylüyorsun. Benim evim dağlarda, ormanlarda, nehirlerde, göllerde, plajlarda ve senin kalbindedir.”
Hayatındaki zorluklar için beni suçlamayı bırak. Ben sana hiçbir zaman yanlış, günahkâr ya da kötü olduğunu söylemedim. Bana inandırıldığın şeyler için de kendini suçlama. Bana ait olmayan sözde kutsal yazıları okumayı bırak. Eğer gün doğumunda, bir manzarada, arkadaşlarının dostluğunda veya küçük bir çocuğun gözlerinde beni göremezsen, eski zamanlarda yazıldığı iddia edilen kitaplarda da bulamazsın.
Bana güven, ama önce kendine güven. Her şeyi benden istemeyi bırak. Bana işimi nasıl yapacağımı mı söyleyeceksin? Benden korkmayı bırak; ben öcü değilim. Seni yargılamıyor, eleştirmiyor, sinirlenmiyor veya rahatsız etmiyorum. Seni cezalandırmıyorum. Beni sadece sevmen yeter.
Özür dilemeyi de bırak; affedilecek bir şey yok. Eğer seni ben yarattıysam, sana özgür irade verdim. Akıl ve iradeni kullanarak yaşıyorsan, seni nasıl suçlayabilirim? Seni sen olduğun için nasıl cezalandırabilirim?
Her türlü emirleri ve yasaları unut. Bunlar seni manipüle etmek, kontrol etmek ve suçluluk hissettirmek isteyenlerin oyunlarıdır. Sadece kendi aklını kullan. Kendine saygı göster ve başkalarına kendin için istemediğin şeyi yapma. Senden tek istediğim, hayatına dikkat etmen. Bu hayat ne bir test ne bir basamak ne bir prova ne de cennete giden bir yol…
Ben seni tamamen özgür kıldım. Ödül yok, ceza yok, günah yok, erdem yok. Kimse skor tutmuyor, kimse kaydını almıyor. Sadece sevgi var. Ama bir şey var: Hayatında bir cennet ya da cehennem yaratmak tamamen sana kalmış. Bu tamamen senin özgürlüğün.
Bu hayattan sonra ne olacağını bilemem, ama sana bir tavsiye verebilirim: Hayatı öyle yaşa ki sanki sonrası yokmuş gibi olsun. Bu hayat sana zevk almak, sevmek ve var olmak için verildi. Ve eğer bir sonrası varsa, orada da sana iyi mi kötü mü diye sormayacağım. Tek sorum: Beğendin mi? Eğlendin mi? En çok neyi sevdin? Ne öğrendin ve hangi güzel işleri yaptın?
Bana inanmayı bırak. İnanmak tahmin etmek, hayal etmektir. Benimle ilgili inanmanı istemiyorum; beni kendinde hissetmeni istiyorum. Beni sevmen yeter. Övülmekten ve teşekkür edilmekten bıktım. Minnettarlığını kendine, sağlığına, ilişkilerine ve dünyaya göster. Neşeni ifade et; işte beni övmenin en doğru yolu budur.
İşi zorlaştırmayı bırak ve benim hakkımda öğretilenleri papağan gibi tekrarlamaktan vazgeç. Emin olabileceğin tek şey, burada olduğun ve yaşadığındır. Dünya harikalarla dolu; etrafına bak ve beni gör, hisset. Neden daha fazla mucizeye ihtiyacın var ki? Beni dışarıda ararsan bulamazsın; beni sadece doğada, kendi içinde bulursun.
SPİNOZA