Bir Roman Karakterinin Doğuşu
Bir roman karakteri aslında yalnızca kurgunun ürünü değildir; yazarın hayallerinden, gözlemlerinden, kimi zaman da yaşadığı anların derin izlerinden doğar. Bazen gerçek bir insandan bir bakış, bazen duyulan bir cümle, bazen de hayal gücünün karanlık kıvrımlarından çıkan bir kıvılcım olur başlangıç....
Benim için de karakterler böyle doğdu. Önce siluetler belirdi zihnimde; sonra onlara bir ses, bir yürüyüş, bir bakış ekledim. Sonunda hepsi kendi iradesiyle var olmaya başladı. Yazarken ben onlara yön vermedim; çoğu zaman onlar bana yön gösterdi.
Bu yolculukta elbette Prof. Naci öne çıktı. O, bilginin ve merakın peşinden giden, tekâmülü devam eden, bazen kararlı bir araştırmacı, bazen de sorgulayan bir ruh olarak ortaya çıktı. Hem tanıdık bir bilim insanı, hem de hayal gücünün ürünü bir yol gösterici. Ama Naci tek başına değil; onun yanında kendi içsel çatışmaları ve sırlarıyla yaşayan başka karakterler de var.
Kimi tarihin derinliklerinden süzüldü, kimi günümüzden izler taşıyor, kimi ise tamamen bir sembolün ete kemiğe bürünmüş hali. Her biri insanın farklı bir yüzünü, evrenle kurduğu bağı ya da kopuşu temsil ediyor.
Benim için her karakter bir ayna. Onları yazarken aslında kendime, insanlığa ve varoluşa dair yeni şeyler keşfediyorum. Ve belki de bu yüzden, onlar da okurun kendi içindeki yolculuğa dokunacak.
Siz de bu karakterlerle tanışmaya hazır mısınız? 
#BirKarakterinDoğuşu #ruhlarıntohumu #yazarlık #yaratıcılık #roman #bilimkurgu #fantastik
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder